14 Kasım 2008 Cuma

Bankacılar ’İlhan Hoca’yı kaybetti

İktisat ve bankacılık profesörü İlhan Uludağ, vefat etti. Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksek Okulu’nun ve Enstitüsü’nün kurucusu olan Prof. Dr. İlhan Uludağ, son olarak Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyordu. Prof. Uludağ için bugün saat 09.00’da, Kadir Has Üniversitesi, Cibali Merkez Kampüsü’nde bir tören düzenlenecek. Uludağ, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip defnedilecek.

İki dalda profesör

Önceki akşam İstanbul’da vefat eden Prof. Uludağ, 1948 yılında Mudanya’da doğdu. 1970’de Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden mezun olan Uludağ, aynı üniversitede doktora derecesini aldı. 1987’de Marmara Üniversitesi’nde ’İktisat Politikası’ profesörü ünvanını alan Uuldağ, 1998’de de ’Bankacılık’ dalında profesör oldu.

Marmara Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, London School of Economics ve Washington’da Maryland Üniversitesinde (ABD) öğretim görevlisi olarak çalışan Uludağ, Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü ve Yüksek Okulu’nun da kurucu müdürü ve bölüm başkanlığını yaptı. Kendi uzmanlık alanlarında yayınlanmış 14 kitabı, çok sayıda makalesi ve tebliği bulunan Uludağ, 1993 yıllarında ’Avrupa Birliği Bankacılığı Karşısında Türk Bankacılık Sisteminin Rekabet Gücü’ isimli eseriyle Türkiye Bankalar Birliği ödülüne, 1994 yılında Marmara Üniversitesi’nin ’Üstün Hizmet Ödülüne’ layık görüldü.

Elçibey’in danışmanı

1992-93 yıllarında Azerbaycan Devlet Başkanı Elçibey’e danışmanlık yapan Prof. Dr. Uludağ, Azerbaycan Merkez Bankası ve Bankalar Kanunu’nu da hazırladı. 2003-2005 yılları arasında Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği de yapan Prof. Uludağ, 2005 yılından bu yana Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyordu. Ayrıca Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğünü de yapıyordu.

Siyaseti istemedi Çiller’e yol açtı

SÜREYYA Serdengeçti’nin ardından AKP’nin Merkez Bankası başkanlığına düşündüğü isimler arasında adı geçen Prof. Dr. Uludağ’a ilişkin anlatılan bir anekdot da, siyasete ’evet’ demeyerek, kendisi gibi bir başka kadın profesör olan Tansu Çiller’in yolunu açmış olması. Süleyman Demirel, 1989 yerel seçimlerinden sonra DYP’nin vitrini yenilemek için Yalım Erez’den "genç ve yeni isimler kadar başarılı hanımları da" partiye katmasını istedi. Yalım Erez de Başkanlığı’nı yaptığı istanbul Ticaret Odası’nda, kendisine danışmanlık yapan iki profesörle temasa geçti. Prof. Dr. İlhan Uludağ, bu teklife "hayır" derken, Çiller "evet" dedi. Uludağ, akademisyenliğe devam ederken, Çiller bir süre sonra Türkiye’nin ilk kadın başbakanı oldu.

S&P Türkiye'nin görünümünü düşürdü

Uluslararası kredi dercelendirme kuruluşu Standart&Poor's (S&P), Türkiye´nin görünümünü negatif olarak değiştirdi ancak kredi notlarını teyit etti.

Dün gece gelen S&P haberiş ile birlikte dolar kuru yurtdışı işlemlerde YTL karşısında 1.68'e kadar yükseldi. Ancak sonrasından uluslararası piyasalardaki olumlu havanın etkisiyle dolar yeniden 1.63 YTL'ye geriledi.

Dolar bugün bankalararası piyasada da sahab saatlerinde 1.62-1.63 YTL aralığında hareket ediyor.

Türkiye'nin görünümünü indiren S&P, buna gerekçe olarak dış finansman imkanlarının zorlaşmasını gösterdi. Kuruluş bununla birlikte 2009 yılında Türkiye'nin cari açığında ise düşüş beklendiğini duyurdu. Buna rağmen 2009 yılında dış finansman ihtiyacının cari işlemler açığının yüzde 1402ı seviyesinde olacağı, bunun ise gelişmekte olan ülkeler arasındaki en yüksek oranlardan biri olduğu ifade edildi.

Derimod bazı AVM'lerden çıkacak

Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, küresel mali kriz etkisiyle kurların yükseldiği ve satışlarının düştüğünü belirterek, “AVM sahiplerinin bir sene için bize farklı yaklaşım göstermesini istiyoruz. Bu konuda görüşmelerimiz sürüyor, anlaşmaya varacağımıza inanıyorum, ancak iyi yönetilmeyen, verimsiz olan 1-2 AVM’de mağaza kapatacağız” dedi.

Derimod’un hazır giyimde başlattığı 3 yıl garanti uygulamasının tanıtım toplantısında konuşan Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, küresel krizden etkilenmemenin imkanız olduğunu ifade ederken, AVM sahiplerinin bu durumu görmezden gelmemeleri gerektiğini söyledi.

AVM’ler sayesinde bu kadar büyüdüklerini kaydeden Zaim, “AVM’lere bizi kimse zorla sokmadı, kendimiz girdik, ancak kriz ortamında farklı bir yaklaşım bekliyoruz. İstediğimiz gayet doğal bir şey, çünkü aynı gemide yol alıyoruz, beraber kıyıya varmak istiyoruz” diye konuştu.

DERİMOD DERİDE 3 YIL GARANTİ DÖNEMİNİ BAŞLATTI

Krizden kayıpsız çıkmanın yolunu “müşteriye odaklanma” sistemiyle gördüklerini kaydeden Zaim, bu anlamda 3 yıl garanti uygulamasını başlattıklarını söyledi. Zaim, hazır giyim sektöründe ürün satıldıktan sonra müşteri ve marka arasındaki ilişkinin bittiğine değinerek, bu anlayışı değiştirip, hazır giyim sektöründeki alışkanlıkları değiştireceklerini vurguladı. Birçok markanın kriz ortamında fiyat indirimlerine gittiğini hatırlatan Zaim, bu anlayışın değişmesi gerektiğine dikkat çekti. Yalnızca deri ürünlerde geçerli olacak olan 3 yıl garanti uygulamasının önemine işaret eden Zaim, “Amerika ve Avrupa’da birçok ülke nasıl mevduata sınırsız güvence veriyorsa, biz de deride 3 yıl garanti dönemini başlatıyoruz” diye konuştu.

Söz konusu uygulamayı kriz olduğu için açıklamadıklarını da belirten Zaim, “Diğer hazır giyim markaları da böyle bir yaklaşım içinde olmalı. Türk insanının buna ihtiyacı var. Bu bir para işi değil, ürettiğin ürüne sahip çıkma felsefesidir” dedi.

“KRİZLERDE FIRSAT DOĞAR PALAVRASI BİR KENARA BIRAKILMALI"

Küresel mali krizin Türkiye’de de yavaş yavaş etkisini göstermeye başladığını ifade eden Zaim, “krizlerden fırsat doğar” palavrasının bir kenara bırakılması gerektiğini vurguladı. Zaim, gelecek tasarımı yapanların, değişimi görenlerin krizde fırsat yaratabileceğinin altını çizerek, şöyle dedi:

“Pek çok marka kriz indirimi yapıyor. Etrafta yüzde 30, yüzde 50 indirim ilanları ya da bir alana ikinci bedava gibi uygulamaları hepimiz görüyoruz. Burada, artık kara bakılmaz. Başa baş veya az zararla bu zor dönemi atlatma çabası önemlidir. Bunun tersi bir yaklaşımla devam etmek, artık doğru değildir.”

Kriz ortamlarında Derimod’un da zararına indirimler yaptığını söyleyen Zaim, garanti belgesi uygulamasının maliyetinin, bu indirimler kadar fazla olmadığını ifade etti.

Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, 50 mağazalık bir firma olduklarını kaydederken, "Önümüzdeki sene 2-3 mağaza açmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Doğu'nun en büyük tekstilcisi iflasa gidiyor

Doğu Anadolu'nun en büyüğü, Erzurum'un ise tek tekstil fabrikası olan Özçakmak Tekstil A.Ş, ekonomik kriz nedeniyle yurt dışından gelen siparişler üzerine hazırlanan ürünler elde kalınca iflasın eşiğine geldi.

Türkiye'de etkisini her geçen gün daha fazla hissettirmeye başlayan küresel ekonomik kriz, özellikle dövizle borçlanan tekstil sektörünü zor durumda bıraktı.

Erzurum'da, yıllık 600 bin parça ürün üretim kapasitesine sahip olan, yıllık yaklaşık 4 milyon YTL'lik satış yapan ve son teknoloji ile faaliyet gösteren Özçakmak Tekstil de ekonomik krizden nasibini alan fabrikalar arasında bulunuyor.
Fabrika Genel Müdürü Nazım Özçakmak, İngiltere, Rusya, Libya ve Cezayir'den alınan siparişlerin iptal edildiğini, bu nedenle sıkıntılı günler geçirdiklerini söyledi.

Sipariş üzerine hazırlanan ürünlerin elde kaldığını belirten Özçakmak, “Dövizin yükselmesi nedeniyle sipariş veren firmalar malı almaktan vazgeçti. Şu anda satışlar tamamen durma noktasına geldi. Krizden bir çıkış yolu arıyoruz” diye konuştu.

İngiltere'ye gönderilmek üzere hazırlanan 150 bin Paund'luk malın depoda bekletildiğini anlatan Özçakmak, şöyle konuştu:
“Fakat İngiliz firma malı almaktan vazgeçti. Sadece İngiltere değil, Rusya, Libya, Cezayir'den gelen siparişler de iptal edildi. Fabrikamız iflasın eşiğine geldi. Her türlü fedakarlığı yaparak fabrikayı ayakta tutmaya çalışıyoruz. Özverili çalışmalarımızla bu süreci atlatabilmeyi ümit ediyoruz.”

“SON ÇAREMİZ FABRİKAYI KAPATMAK OLACAK”

Özçakmak, kriz nedeniyle fabrikayı kapatmanın son çare olacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu fabrikayı kurarken para kazanma derdinde olmadık. Amacımız memleketimize, Erzurum'a katkı sunmaktı. Bölge insanına iş, aş vermekti. Kapımıza iş için gelen hiç kimseyi geri çevirmiyoruz. İşi bilmeyenleri bile alıp yetiştirip fabrikamıza kazandırıyoruz. Şu anda 70 kişi bu fabrikadan ekmeğini kazanıyor. Ancak küresel ekonomik kriz tekstil sektörünü çok zor durumda bıraktı. Doğal olarak biz de bundan nasibimizi aldık. Bu fabrikayı ayakta tutabilmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.”